http:www.yenidogruhaber.com
 

Yüksel Akçayır

Yüksel Akçayır
yukselakcayir@hotmail.com
BU SEFER NEREMİZDEN VURACAKLAR?
02/01/2019

 

 

  Milletler felaket anında ne kadar çabuk birleşme yeteneğine sahipse o kadar da ön görü kapasitesine sahip olmalıdır. Ayakta kalmanın en temel faktörlerinden biri gelecek tehlikeyi erken sezip ona göre tedbir almak ve tehlike anında birliğini muhafaza ederek güç ve enerjisini iyi kullanmaktır.

    Türk milleti olarak felaket başımıza gelince hızlı refleks üretmeyi başardığımız halde erken sezi ve öngörü alanında çok ta iyi bir performans sergileyememekteyiz. Bu öngörüsüzlüğümüz sebebiyle gelen tehlikeye karşı ne kadar birlik göstersek de bazen başarılı olamayabilmekteyiz. Ayrıca üzerimiz de oyun kuran güçler milli birliğimizi zayıflatacak çalışmaları da elden bırakmamakta iç bünyemiz de inanç ve itikat farklılıklarımızdan tutun, bölgesel gelişmişlik düzeylerini, etnik ayrılıkları, ideolojik ve siyasi ayrışmaları sürekli kaşıyarak ateşi yanar tutmaktadırlar.

     Millet olarak bertaraf ettiğimiz her atağı son zannedip hemen ardından rehavete kapılmaktayız. Bundan sonraki tehlikenin nerden, hangi yolla ve ne büyüklükte geleceğine yeter kadar kafa yormamaktayız. Bu yüzden de sürekli olağan üstü şartları yaşamak durumun da kalmaktayız.

     Cumhuriyet’in en az son elli yılında başımıza gelen her türlü felaket ve saldırıya hazırlıksız yakalandık. O yüzden de bertaraf etmek hem çok zaman aldı hem de çok pahalıya mal oldu.

     PKK terörü 1984 ‘de Eruh ve Şemdinli’de köylerimizi basıp, toplu katliam yaptığı güne kadar hiçbir tedbirimiz yoktu. Aynı zaafı Gezi Olayları’nda da gösterdik.

     1980 öncesi sağ-sol silahlı çatışmalarını da sokaklar yürünemez hale gelince algıladık. 1980 darbesine de en hazırlıksız dönemde yakalandık. PKK Örgüt’ü Ankara’da olgunlaşırken Apo başkentin Tuzlu Çayır semtinde ikamet etmekteydi.

     FETÖ 1983 yılında polis kolejlerini işgal ederken, Harp Okullarının öğretmen kadrosunu oluştururken hiç kimse aldırış etmedi. Üniversiteleri, bürokrasi, istihbarat, emniyet, ordu vb. en hassas yerlere sızarken kimse ileride başımıza gelecek tehlikeyi görmedi. Yahut boyutunu, çapını hesaplayamadı. Bu 40 yıllık zafiyetin anlaşılır tarafı yoktur.

     Nasıl depremde dünyanın hiçbir ülkesinin göstermediği dayanışmayı ve dirayeti gösterdiysek, ekonomik saldırlar da, terör de darbe teşebbüsünde aynı birlik ve refleksi göstererek ülkeye bir yükselme devri yaşatmayı başarmaktayız. Ancak ne gavur pes etti, ne de Türkiye üzerindeki hain planlar sona erdi. Şimdi sorun, bundan sonra neremizden vuracakları, hangi tür bir saldırı ve felaketle karşılaşacağımızdır. O konudaki boşluğu henüz doldurabilmiş değiliz.

     Öngörü ve önsezideki bu yetersizliğimiz sebebiyle 15 defa yıkıldık ve 16. Devletimizi kurmak zorunda kaldık.

     Bu gün depreme, tsunamiye, yanardağlara, hortum ve tayfunlara karşı erken uyarı istasyonları kurulurken devletin bekasını sağlayacak erken sezi ve tedbirler sistemlerinin tamamlanması ve geliştirmesi elzemdir. Tehlikeyi büyümeden önlemek daha ekonomik ve daha az bedel isteyen bir olgudur.

    



334 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054
KİRALIK EV
SİZE AYRILDI