http:www.yenidogruhaber.com
 
BURHAN KALE
bkale007@hotmail.com
Kırk Oda I
16/01/2019

Sessizlik… Karanlık… İç içe… Tedirgin edici olsa da… Huzur ah huzur neden insana güvenin olduğu yerlerde yaşamıyorsun? İnsan ruhunda, yüreğinde Allah’tan bir ışık taşımıyor mu yoksa? 

Mevlana Camisinin yakınındaki parktayım... Kafamdan neler geçiyor, düşünmenin en büyük meziyet olduğunu sanıyordum... İdeal bir dünya için kurgulanmış özelliklerim, duygularım ve hayallerim... Ne yazık ki öyle bir dünya yok! Geç olsa da bunu anladım... Anladım ki son nefese kadar cehalet hüküm sürüyor...

Bilmenin, öğrenmenin sonu yok... Sonbaharın yaprağı hangi daldan koptuysa omuz hizamdan süzülerek geçiyor, sağ elime düşüyor sarımsı rengiyle... Küçük yaprağa öylece bakakalıyorum... Neden sonra masanın üzerine koyuyorum yaprağı az sonra bir karınca hızla gelip üzerinde duruyor... Kendimi yaprak gibi sağa sola savruluyorcasına düşünürken karınca da nereden çıkıyor böyle... Az sonra rüzgâr ne yaprak kalıyor ne karınca... Hayat da böyle değil mi? Dahası var... İşte masanın üstündeki derin oyukları görüyor musun rüzgâr oyukları, yaraları alıp gidebilir mi? Evet dediğini duyar gibi oluyorum... İnanmıyorum sana, kalkıyorum yerimden... Bir başıma yürürken yağmur yağarsa diye yanıma aldığım yağmurluğumu sol koluma alıyorum, elim cebimde yürümeye devam ediyorum...

Beraber çok yürüdük değil mi fuar yolunda gerçi o zaman yalnız yürüdüğümü sanıyordum… Başımda kavak yelleri esiyordu… Senden haberim yoktu adını duyardım ancak başka yerlerde arardım seni… Nereden bilebilirdim ki bu kadar iç içe olduğumuzu…

Bir ilan görüyorum; kitap fuarından bahsediyor... Çöl ortasında suya kavuşmak gibi... İlanı takip ederek yürümeye devam ediyorum... Kitapları seversin değil mi?

Mevlana “Ne olursan ol gel” derken onun davetinin mahiyetini biliyor muydun? Şair “Bana bunu öğretmediniz” derken sana mı diyordu o sözü? Yoksa kıyısında Yunus Emre’nin gezdiği Anadolu’da kandan ve çamurdan rengiyle, kaderin akrebin kıskacında yoğurduğu sen miydin? Âşık Veysel’in topraktan bir ses olup “Benim sadık yârim kara topraktır” derken uzun ince bir yolda mı yoksa onun yüreğindeki ışıkta mıydı birlikteliğiniz? Yoksa sen o ışık mıydın? Bir derin hikâyenin ortasında ozanın "Kuzular kurtlara emanettir kadimden beri, Dicle’nin kenarında kurulur ışığın mahşeri," derken…

İnsanlık bahçesinin en güzel çiçeklerinden olan kitaplar insanlığa tarihin değişik dönemlerinde ışık tutuyor ve insanlığın yolunu hem açıyor hem de aydınlatıyor... Işıktan rahatsız olanlar günü karanlığa boğmaya çalışsa da geceler uzun sürmüyor... Dünya bu, güçlüler zayıfları eziyor... Karanlık ruhlu kimseler aydınlığı pazarlıyorlar tezgâhlarında... Cennetimizde huzurla yaşarken yasak meyveden tatmamız için etrafımızda dolaşan ne kadar çok iblis var… Gece ve gündüz karışmış gibi görünüyor birbirine... Ya herkes kendi karanlık dünyasını resmediyor, yazıyor ve çiziyorsa daha vahimi gerçek budur diye dayatıyorsa diye düşünmeden edemiyorum... İhtiyatlı olmak da fayda var, ışık güneşten değilse!

Günlerdir seninle konuşuyorum… Lakin hiç mi hiç dinlemiyorsun beni ya da dinliyorsun haberim yok benim… 

Hâlbuki her şeyi biliyorsun... Kaç mevsim geçirdin kaç bahar saklı sende… Nice yaralara merhem oldun kim bilir… Kimi ilmiyle azdı kimi cehaletin kurbanı oldu… Kimi zenginliğe yenildi kimi yoksulluğun altında kaldı ezildi… Cevaplar sende olmalı… Çıktığım yolda yeniyim ben, kim bilir sen kaç defa yolculuk yapmışsındır... Sen değil misin inen Âdem’le Cennetten, Kabil Habil’i katledince gözyaşı ile insanı tanıştıran sen değil misin? Nuh’un gemisine ilk binen insanla sen de binmedin mi? Hızır ile yolculuk eden de sensin Hızır kendisiyle kaldığında onunla olan da…

Kerem’in gönlüne aşk ateşini sen saldın değil mi? Sonra da oturdun izledin o devasa yangını… Hâlbuki biliyorum senin Yunus Emrece “Ben gelmedim dava için/ Benim işim sevi için/ Dost'un evi gönüllerdir,/ Gönüller yapmağa geldim” anlayışında olduğunu…

Ey aşk aşksızların elinde mi kaldın? Aşkın şiir halini unuttun mu? Gönlü aşka uzak olanların diline pelesenk oldun gittin değil mi? Seni de tüketim maddesi haline getirdiler ve anlamsızlaştırdılar kendilerine… Gönlüne düştüğün Kays’ın kaderi oldu kaderin, Mecnun sen oldun âlem ise çöle döndü… Leyla çoktan unuttu Mecnun faslını… Çölün rüzgârda tozu bile kalmadı… Dağları delmek mi hayali dahi yorucu geldi Kerem’e… 

Oysa ben küçük, karanlık odamın tam ortasında duruyorum... Belki o karanlık oda bile benim... Ya da içerimde sıkışıp kaldığım dar koridorlarda dolanıyorum... En ufak bir aydınlık kalmamışçasına... Etrafı kırıp geçiriyorum, ağzımdan çıkanı kulağım duymuyor... Bak etrafım dikenli tellerle örülü… Ellerinle dokunamadığına bakma sen, azıcık yüreğine temas etse dokunsan bir nebze kanayacak parmakların ruhunun yarasından…

Aslında kendimi bitiriyorum... İnsanım, maceram başladığı yerde bitiyor, hiç yaşamamışçasına... Baca dumanı gibi yelin boynuna sıkıca sarılıyorum o kadar… Rüzgâr nereye götürürse…   

Sana ihtiyacım olduğunda ellerimi dizlerime koyuyorum, gözlerimi kapatıyorum neden sonra gözlerini açıyorsun, aman Allah'ım o nasıl gözler bakışların yüreğimi yakıyor ışığın membaına ulaşıyorum...

Odam birdenbire aydınlanıyor, içim görünüyor kendime... Kanıyor yaralarım gece ve gündüz, zülüflerin savruluyor tel tel... Züleyha bir bıçak da bana veriyor, sapı oymalı tahtadan üzerinde en güzel gül resimleri olan bıçaklardan… Sen Yusuf gibi çıkınca karşıma ellerimi kesiyorum canım hiç acımıyor, farkında bile olmuyorum…

Sandalım suların sesiyle yol alıyor, mehtabın rayihasıyla yıkanıyor denizler... Acılarım yanımda, birlikte yaşıyoruz ne de olsa geziyoruz aynı sokaklarda... Bunu aklım almıyor, ışığı fazla buluyorum kendime derken bir görünmez el dokunuyor prize... Yeniden karanlığımla baş başa kalıveriyorum... Âlem karanlığa bürünüyor eşya görünmüyor bülbül de gül de bir oluyor… Gözlerimi kapatıyorum karanlık içinde kalıyor karanlığın… İçime gömülüyorum öylece… Gül aşkına çarpan bülbülün küçücük kalbini duyuyorum gülün rengi kokusuna yükleniyor bülbülün diyarına doğru yola çıkıyor bir kervan… Karanlıkta mora çalan renkler beliriyor dimağımda… Gözlerim kapalı kalmıyor artık yavaşça açılıyor işte bakıyorum ufka kısarak gözlerimi ufakta bir çizgi oluşuveriyor… Işığın kervanı katar katar… Güneşe yol oluyor aşkın ışığı, dünya yeniden kavuşuyor aşka…



112 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Şiirkıran... - 18/07/2019
Şiirsiz, bu kelimeyi yazmak bile korkunç, kalan bir dünyada sanatın diğer dalları ölür gider…
Mağara Duvarları... - 22/04/2019
Giydiğimiz giysilere, kullandığımız arabalara bakmayın ya da en lüks uçaklara bindiğimize… Modern denilen zamanlarda tabiri caizse taş devrini yaşayanlarımız var. Sanatçıya kalan mağara duvarları…
TURNUSOL - 09/04/2019
Tanınmak ya da bilinmek için değil bizden sonrasına dünyamızı taşımak için yazmalıyız... Çünkü bizim dünyamız inancımızla, bayrağımızla, toprağımızla, çilekeş hayatımızla, sevgi dolu yüreğimizle örülü değil mi?
Aynaların Dili - 20/03/2019
Oktay RIFAT, “Limonküfü saçların aynada hüzün/Seni bir yıldıza bitişik kıl payı/Dönülmez sevdalara götürsün yüzün.” Aynanın hüznü paylaşan yanı var tabii ki…
Zelanda Yeni Zulüm Eski... - 18/03/2019
Fakat bilmedikleri bir şey var o da; sonu Cennet’te biten bir yolculuktur Müslüman olmak…
12 MART MI? - 12/03/2019
“Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli” Ezanlar ki hem dinin hem milletin hem de devletin temelidir. Ezan okunurken ezana yapılan en basit tabiri ile saygısızlık M. Akif’in ruhunu da incitmiştir mutlaka…
Of of... - 12/02/2019
İnsan kendi elleriyle yaptığı, ortaya koyduğu adına ilerleme dediğimiz nesnelerden yani maddeden değersiz halde... Doğrudur gözüne, eline bir değer biçilemez ancak yüzüne de bakan olmaz...
Kırk Oda II - 21/01/2019
Alkışlar kim sahnede ise ona... Bu âlemde yaşama şansımız var mı?
O'nun Hikayesi... - 11/01/2019
Keçi inadı var onda... En çıkılmaz yerlere tırmanıp çıkıyor, nasıl ineceğini çok da düşünmüyor... Manzaranın tadını çıkarıyor, hayatın bir manası varsa o da adımını hep ileri atmak... Geriye dönen mum gibi söner...
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054
KİRALIK EV
SİZE AYRILDI