http:www.yenidogruhaber.com
 
H.Gül ŞİMŞEK
hgulsimsek@icloud.com
KADIN!
12/03/2019

 

          Topraktır kadın; bin bir çeşit ürün veren toprak gibi bin bir çeşit insan yaratır kadın.

          Topraktır kadın; üzerinde bin bir çeşit yapı olan toprak gibi bin bir çeşit özelliği taşır kadın.

          Üretimin, üretkenliğin, doğurganlığın, çoğalmanın, gelişmenin, ilerlemenin, birliğin, bütünlüğün, güzelliğin, sanatın, sporun, savaşın, barışın, sevginin… v.b. tarifidir kadın.

          Kadın doğurganlığıyla toprak gibidir dedim ve bin bir çeşit ürün yetiştiren toprağa benzettim. Çünkü kadın; öncelikle neslini devam ettirecek çocuğu doğurur ki nesilden nesile tohumları aktarılsın diye. Sonra toprağın ürünü meyve ve sebzeler gibi insanların zihinlerini, gönüllerini, bedenlerini, besleyip geliştirecek sanatçıları, sporcuları, doktorları, öğretmenleri, askerleri, polisleri, mimarları, mühendisleri ve daha bir çok meslek insanını sunar dünyaya.

          Mevsimine göre ürün veren toprak gibi yaşadığı döneme göre ürün verir kadın. Yazılı olmayan belli başlı görevler yüklenmiştir omuzlarına. Mesela; evlenir evlenmez bir düzen kurmalıdır. Dışarıda çalışıyor ise sorumluluğu çok daha fazladır. Sanki yıl içerisinde birkaç kez ürün alınan verimli topraklarımız gibidir hayatları. Hem iş hayatında kendini gösterir hem de evinde eşiyle ve aileleriyle iç içe sorumluluklarını yerine getirmeye çalışır.

          Ev ekonomisini idare edip hem ihtiyaçları gidermeli hem de tasarruf etmelidir, tıpkı gelecek yıl için ayrılması gereken tohumlar gibi.

          İçine atılan her pisliğin üstünü örtüp üzerinde rengârenk çiçekler açtıran toprak gibi; hasta, yorgun, üzgün de olsa evini barkını temizleyip yemeğini yapandır kadın.

          Artık asıl ürünü vermelidir kadın. Tıpkı hasat zamanı en kaliteli ve bol ürünü almak istercesine çevresi çocuk doğurmasını bekler kadından. Dünyanın en güzel meyvesini çocuğu vermelidir kadın. Anne olma zamanı gelmiştir. 

          İşte bu meyvelerin/evlatların yetiştirilmesinde kadının rolü de çok önemlidir.

          Kadın; bir yazarın romanını yazarken kahramanlarını şekillendirdiği gibi dünyaya getirdiği kahramanını şekillendirir. Kimisi gerçek bir kahraman yetiştirirken kimisi de maalesef kötü karakterlerin kahramanını yetiştirir. İşte tohum dedik ya; toprağa atılan tohum ne kadar kaliteliyse çıkacak ürün de bir o kadar kaliteli olur. Kadın bir evladı yetiştirmek için ne kadar emek verirse o da bir o kadar kaliteli olur.

          Çocuk yetiştirirken kadın ilk önce “ana” olur. Sonra neler neler olmaz ki? Alnından öperek ateşini ölçebilen doktor, hayatı öğreten öğretmen, oyuncaklardan kuleler yapan mimar, çeşit çeşit yemekler yapan aşçı ve daha birçok meslek erbabı. Fakat hiçbirini yüksünerek değil, severek, şefkatle, sabırla ve özveri ile büyütür evladını. Tıpkı bir tohumun şekillenmesi için gerekenler gibi güneş olur, hava olur, su olur yavrusu için.

          Eski bir Türk Atasözünde “Birinci zenginlik sağlık, ikinci zenginlik iyi bir kadındır.” denilmektedir. Nesilleri şekillendirmesindeki önemini bu sözden de anlıyoruz.

          Tarihimizden bugüne kadınlarımız birçok alanda büyük başarılara imza atmıştır. Kadınlar yeri geldiğinde doğurmuş, yeri geldiğinde ülke yönetmiş, yeri geldiğinde savaşmıştır: Kurtuluş Savaşında Kara Fatma komutasındaki bacıların Batı Anadolu’da Yunan ordusunu perişan ettiğini, İnebolu’lu kadınların sırtında taşıdığı mühimmat sayesinde savaşın kazanılmasında büyük rolleri olduğunu, Milli Mücadele için onbinlere mitingler yaparak milli bilinci aşılayan Halide Edip Adıvar’ı ve daha nice kadınlarımızı unutmamalıyız.

          Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ te kadınların önemini vurgulayarak dünyada kadına “Seçme ve Seçilme Hakkı”’nı tanıyan ilk ülkelerden biri olmamızı sağlamıştır (05 Aralık 1934).

          Kadın toplumda ne kadar bilinçli ve güçlü olursa onların yetiştireceği evlatlar da bir o kadar güçlü ve kaliteli olacaktır. Kadınımıza ve toprağımıza sahip çıkarak bu özel ve güzel vatan toprağında hibrit değil kendi yerel tohumlarımızı/evlatlarımızı yetiştirmek dileğiyle. 07 Mart 2019

         

Gül ŞİMŞEK

 

 

 



495 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KURTULUŞ - 15/06/2019
Kurtuluş anneannemlerin oturduğu kooperatif evlerinin adıydı.
HAYALLER, TERCİHLER, HAYATLAR! - 27/05/2019
Peki daha birkaç yıllık geçmişi olan sosyal medya platformları yokken ne yapıyorduk? Bence değişen pek bir şey yoktu.
SEVGİ - 14/05/2019
Tabi ki her anne çocuğunu çok sever de bu “çok” kelimesinin anlamı hepsinde aynı mıdır?
HANGİMİZ ENGELLİ? - 07/05/2019
Zihinsel engelli bu kardeşlerimi ve eğitmenlerini tebrik ediyor,
TÜRK’ÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM! - 25/04/2019
Türk’üm diye başlıyorduk. Ne demekti Türk olmak? Yıllar önce Ulu Önder ATATÜRK “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözüyle anlamını açıklamıştı. Ne de olsa millet olmak, ancak hissederek ve dile getirilerek anlatılabilirdi.
BALIKLI GÖL - 10/04/2019
Şanlıurfa’ya gidiş amacımız Balıklı Göl’ü görmekti. Bu göl hakkında birkaç efsane duymuştum fakat bana inancım itibariyle de mantıklı gelen şeklini şu şekilde özetleyebilirim:
BAHARIN SESİ - 25/03/2019
Daha birkaç gün öncesinde; filizlenen gülleri ve tomurcuklanan kayısı ağaçlarını görüp umut ve mutlulukla dolmuştu içim. Fakat bu çıt çıt sesleri beni benden almıştı.
GİZLİ KALMIŞLAR - 20/03/2019
Etrafımız gizli kalmış insanlarla dolu.
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.53595.5581
Euro6.13716.1617
KİRALIK EV
SİZE AYRILDI